fbpx

Gluten Kaynaklı Rahatsızlıklar

Gluten kaynaklı rahatsızlıklar gluten içeren (özellikle gliadin) ürünlerin tüketilmesi sonucu vücudun glutene karşı gösterdiği, ancak yine vücudun kendisine rahatsızlık vermesi ile sonuçlanan tepkilerdir. Bu rahatsızlıklar 3 ana kategori olarak sınıflandırılırlar; ‘Otoimmün’, ‘Alerjik’, ‘Otoimmün ve Alerjik Olmayan’.  Her ne kadar bu sınıflandırmalara giren rahatsızlıklardaki vücudun glutene karşı tepki mekanizması farklı olsa da rahatsızların semptomları (belirtileri)  birbirleriyle karıştırılabilecek kadar aynıdır. Huzursuz (İrritabl) Bağırsak Sendromunun (IBS) semptomlarının birçoğu da bu semptomlarla ortaktır. Yapılan çalışmalarda, doğrudan gluten kaynaklı bir rahatsızlık olmasa da huzursuz bağırsak sendromuna sahip kişilerin yaklaşık yarısının glutensiz diyete başladıktan sonra semptomlarının ortadan kalktığı görülmüştür. Toplumun yaklaşık olarak %10-%15’inin IBS’e sahip olduğu ve kadınlarda görülme sıklığının erkeklere göre 2 katı olduğu düşünüldüğünde, glutenin ne kadar çok kişiyi etkilediği daha net görülmektedir. Gluten kaynaklı rahatsızlıklarda ve IBS’de ortak olarak görülen semptomlar çok yaygın olanlar ve yaygın olanlar olmak üzere sınıflandırılabilir.

Çok Yaygın Semptomlar; Karın ağrısı, şişkinlik, kendini kötü hissetme, yorgunluk

Yaygın Semptomlar; İshal, epigastrik ağrılar (mide kaynaklı), mide bulantısı, midede gaz, reflü, aftöz stomatit (ağız ülseri), dengesiz bağırsak hareketleri, kabızlık, baş ağrısı, migren, periferik nöropati (el ve ayaklarda uyuşukluk), anksiyete (kaygı bozukluğu), kafa bulanıklığı, uyuşukluk, eklem veya kas ağrısı, deri döküntüsü.

Gluten Kaynaklı Otoimmün Rahatsızlıklar

Otoimmün rahatsızlık vücudun bağışıklık sisteminin kendine ait hücreler ile yabancı maddeleri/hücreleri ayırt edemeyip vücudun kendi normal hücrelerine saldırması sonucu oluşur. Gluten kaynaklı otoimmün rahatsızlıklar 3 çeşittir; Çölyak Hastalığı,  Dermatitis Herpetiformis (Dühring) Hastalığı, Gluten Ataksisi.

Çölyak Hastalığı

Çölyak hastası kişilerde gluten tüketilmesi bağırsakta inflamasyona (iltihaplanmaya) neden olurken gluten tüketiminin devam etmesi durumunda ince bağırsak kademe kademe hasar görür ve gıdalardan gerekli besin ve mineral emilim görevini tam olarak yerine getiremez olur. Söz konusu inflamasyon glutenin sindirilmesi sonucu başlar. Sindirilme sırasında ortaya çıkan gluten peptitleri doku transglutaminaz (tTG) enzimi yardımıyla deamine edilir ve ortaya çıkan bileşikler aktive olmuş T hücreleri (bağışıklık hücreleri) tarafından tespit edilirler. T Hücreleri bu bileşikleri algıladığında interferon-gamma ve diğer sitokinleri üretirler. Bu da ince bağırsağın mukozal yapısının zarar görmesine neden olur. 

Çölyak hastalığı aslında 2000 yıldır bilinen bir hastalık olmasına rağmen gluten ile olan ilişkisinin keşfedilmesi ancak 20. Yüzyıl ortalarında mümkün olabilmiştir. Çölyak hastaları genellikle toplumların yaklaşık %1’ini oluştururlar. Hastalığın semptomları hafiften şiddetliye kadar değişiklik gösterebilir, zaman içinde şikayetler yoğunlaşıp hafifleyebilir ve kişiden kişiye farklı seyir izleyebilir. Bazı insanlar hiç belirti göstermeyebilir veya ileri yaşlarda belirtileri ortaya çıkabilir. Bazı insanlar ise beslenme yetersizliği veya anemi ortaya çıkana kadar çölyak hastası olduğunu fark etmeyebilirler. 

İnce bağırsak mukozasının uğradığı zarar sonucu B12, D ve K vitamini gibi önemli besin bileşiklerinin emilimi sağlanamadığından çölyak hastaları zaman içinde beslenme yetersizliği yaşamaya başlayabilirler. Yine demir emiliminin yetersizliğinden kaynaklı anemi de gelişebilecektir. Beslenme yetersizliğinin ötesinde zaman içinde kalın bağırsakta ve hatta diğer organlarda da hasar oluşabilir.

Kaynak

Catalina Ortiz, Romina Valenzuela, Yalda Lucero, Celiac disease, non-celiac gluten sensitivity and wheat allergy: comparison of 3 different diseases triggered by the same food, Revista chilena de pediatría vol.88 no.3 Santiago jun. 2017, doi: http://dx.doi.org/10.4067/S0370-41062017000300017

Celiac disease. https://www.niddk.nih.gov/health-information/digestive-diseases/celiac-disease

Celiac disease and cancer. https://www.beyondceliac.org/celiac-disease/related-conditions/cancer/

Definition & facts for celiac disease. https://www.niddk.nih.gov/health-information/digestive-diseases/celiac-disease/definition-facts

Future therapies for celiac disease. https://celiac.org/about-celiac-disease/future-therapies-for-celiac-disease/

Gluten and food labeling. https://www.fda.gov/food/nutrition-education-resources-materials/gluten-and-food-labeling

Posner, E. B., et al.Celiac disease. https://www.ncbi.nlm.nih.gov/books/NBK441900/

Refractory celiac disease. https://rarediseases.org/rare-diseases/refractory-celiac-disease/

Symptoms of celiac disease. http://www.cureceliacdisease.org/symptoms/

What is celiac disease? https://celiac.org/about-celiac-disease/what-is-celiac-disease/

Dermatitis Herpetiformis (Dühring) Hastalığı

Dermatitis Herpetiformis (Dühring hastalığı, gluten veya çölyak kaynaklı deri döküntüsü) uzun dönemli (kronik) olarak deride kaşıntılı şişlikler ve kabarcıkların oluştuğu bir cilt rahatsızlığıdır. Hastalığın sebebi vücudun glutene karşı gösterdiği hassasiyettir. Çölyak hastalarının %10-%25’inde bu cilt rahatsızlığı gözlemlenirken, dermatitis herpetiformis hastalarında sindirim ile ilişkili semptomlar oluşmaz. Sindirim ile ilişkili semptomlar oluşmasa da aslında dermatitis herpetiformis hastalarının hepsi çölyak hastasıdır. Diğer bir deyişle, dermatitis herpetiformis için çölyak hastalığının ciltte ortaya çıkmış hali denilebilir.  

Dermatitis sözcüğü Derm-Cilt ve Titis-İnflamasyon (iltihap) sözcüklerinin birleşiminden oluşur ve ciltteki inflamasyon anlamına gelmektedir. Herpetiformis sözcüğü ise deride oluşan şişlik ve kabarcıkların Herpes virüsü kaynaklı oluşan lezyonlara benzemesi nedeni ile kullanılmaktadır. 

Dermatitis herpetiformis akne veya egzama ile rahatlıkla karıştırılabilmesine neden olan kaşıntılı şişlikler olarak gözlemlenir. Hatta herpes virüsü lezyonları ile karıştırılabilmesine neden olan kabarcıklar da oluşabilir. 

Hastalık vücutta sıklıkla dizlerde, dirseklerde, avuç içlerinde, alında ve kalçada kendini gösterir.

Kaynak

Celiac Disease Foundation. Dermatitis Herpetiformis. (https://celiac.org/about-celiac-disease/related-conditions/dermatitis-herpetiformis/) Accessed 11/9/2021.

NORD: National Organization for Rare Disorders. Dermatitis Herpetiformis. (https://rarediseases.org/rare-diseases/dermatitis-herpetiformis/) Accessed 11/9/2021.

Beyond Celiac. Dermatitis Herpetiformis. (https://www.beyondceliac.org/celiac-disease/related-conditions/dermatitis-herpetiformis/) Accessed 11/9/2021.

Beyond Celiac. Dermatitis Herpetiformis and Celiac Disease. (https://qa.beyondceliac.org/celiac-disease/related-conditions/dermatitis-herpetiformis/) Accessed 11/9/2021.

NIH: National Institute of Diabetes and Digestive and Kidney Diseases. Dermatitis Herpetiformis. (https://www.niddk.nih.gov/health-information/professionals/clinical-tools-patient-management/digestive-diseases/dermatitis-herpetiformis?dkrd=hisce0127) Accessed 11/9/2021.

DermNet NZ. Dermatitis Herpetiformis. (https://www.dermnetnz.org/topics/dermatitis-herpetiformis/) Accessed 11/9/2021.

Merck Manual. Dermatitis Herpetiformis. (https://www.merckmanuals.com/professional/dermatologic-disorders/bullous-diseases/dermatitis-herpetiformis) Accessed 11/9/2021.

NCBI. Dermatitis Herpetiformis. (https://www.ncbi.nlm.nih.gov/books/NBK493163/) Accessed 11/9/2021.

Imaware. Celiac Disease and Hair Loss. (https://www.imaware.health/blog/celiac-disease-and-hair-loss#toc-can-intestinal-problems-cause-hair-loss-) Accessed 11/9/2021.

Celiac Disease Foundation. Gluten-Free Foods. (https://celiac.org/gluten-free-living/gluten-free-foods/) Accessed 11/9/2021

Gluten Ataksisi

Gluten Ataksisi gluten proteinine karşı vücudun gösterdiği otoimmün tepkinin beynin beyincik denilen bölgesine zarar vermesi sonucu gelişen bir nörolojik rahatsızlıktır. Bu durum beynin kaba motor becerilerini (yürümek, dengede durmak vb.) etkileyerek koordinasyon problemlerinin oluşmasına neden olur. Bazı hastalarda bu koordinasyon kaybı ilerlemiş bir aşamada olabilir.

Bu hastalıkta vücudun glutene karşı ürettiği antikorlar yanlışlıkla beynin dengede kalmayı, kol ve bacak kaslarının birbiri ile uyumlu çalışmasını ve dengeli hareket edebilmeyi sağlayan beyincik bölgesini etkilerler. Gluten ataksisinin semptomlarını diğer ataksi semptomlarından ayıt etmek olanaksızdır. Gluten ataksisinde semptomlar hafif dereceli denge problemleri ile başlar. Hastalık ilerledikçe hastalar sarhoşmuş gibi yürümeye ve konuşmaya başlarlar. Durumun daha da kötüleştiği koşullarda gözler de semptomlara dahil olur. Bu aşamada gözlerde hızlı ve istemsiz ileri geri hareketler gözlemlenir.       

Beyine kalıcı zarar verildiğinden denge ve kas kontrolündeki problemler geri döndürülemezdir. Gluten ataksisi hastalarının %60’a kadarında serebral atrofi (beyin atrofisi) gözlenmektedir.  Beyin atrofisi nöron adı verilen beyin hücrelerinin kaybı ve bu duruma bağlı küçülmesidir. Küçülme beynin MR görüntülemelerinde ortaya çıkacaktır. 

Gluten ataksisi teşhisi koyulanların diğer gluten kaynaklı rahatsızlıklardan şikayetçi olan hastalara göre çok daha katı bir glutensiz diyet uygulaması gereklidir.

Kaynak

Hadjivassiliou M, Davies-jones GA, Sanders DS, Grünewald RA. Dietary treatment of gluten ataxia. J Neurol Neurosurg Psychiatry. 2003;74(9):1221-4. doi:10.1136/jnnp.74.9.1221

Hadjivassiliou M, Grünewald R, Sharrack B, et al. Gluten ataxia in perspective: epidemiology, genetic susceptibility and clinical characteristics. Brain. 2003;126(Pt 3):685-91. doi:10.1093/brain/awg050

Hadjivassiliou M, Sanders DS, Woodroofe N, Williamson C, Grünewald RA. Gluten ataxia. Cerebellum. 2008;7(3):494-8. doi: 10.1007/s12311-008-0052-x

Hadjivassiliou M, Sanders DD, Aeschlimann DP. Gluten-related disorders: gluten ataxia. Dig Dis. 2015;33(2):264-8. doi:10.1159/000369509

Khwaja GA, Bohra V, Duggal A, Ghuge VV, Chaudhary N. Gluten sensitivity – a potentially reversible cause of progressive cerebellar ataxia and myoclonus – a case report. J Clin Diagn Res. 2015;9(11):OD07-OD8. doi:10.7860/JCDR/2015/13299.6743

Freeman HJ. Neurological disorders in adult celiac disease. Can J Gastroenterol. 2008;22(11):909–911. doi:10.1155/2008/824631

Otoimmün ve Alerjik Olmayan Gluten Kaynaklı Rahatsızlıklar

Çölyak Olmayan Gluten Duyarlılığı (NCGS)

Çölyak hastalığı veya buğday alerjisi olmadığı halde gluten tüketilmesine bağlı olarak sindirim veya diğer semptomların geliştiği rahatsızlıklara çölyak olmayan gluten duyarlılığı (NCGS) denilmektedir. Semptomlar gluten tüketilmesinden hemen sonra başlar ve tekrar eden gluten tüketimi olmazsa da saatler veya günler içinde kendiliğinden kaybolur. Semptomlar iyileştikten sonra gluten tüketilirse şikayetler nüksedecektir. Hastalığın patojenik mekanizması tam olarak bilinemese de vücudun doğuştan (innate) gelen bağışıklık sistemindeki problemden kaynaklandığı düşünülmektedir.

Çölyak olmayan gluten duyarlılığının en yaygın gluten kaynaklı rahatsızlık olduğu düşünülse de hastalığı teşhis etmeye yarayacak net bir belirteçin (marker) olmaması yaygınlığının tam olarak oranlanabilmesine engel olmaktadır.  Hastaların kendi doldurduğu formlardan yola çıkarak yapılan değerlendirmelerde hastalığın genel nüfus içindeki oranının %0,5 ile %13 arasında değiştiği, kadınlarda, ergenlik çağındakilerde ve 30-50 yaş aralığında olanlarda daha yaygın olduğu tespit edilmektedir.

Çölyak olmayan gluten duyarlılığında en çok karşılaşılan semptomlar; karın ağrısı (%68), ishal (%33), cilt problemleri (%40), kemik ve eklem ağrıları (%11), kasların kasılması (%34), el ve ayaklarda uyuşma (%20), kronik yorgunluk (%33), anemi (%20), depresyon (%22).

Çölyak olmayan gluten duyarlılığındaki semptomlar çölyak hastalığı, buğday alerjisi ve hatta huzursuz (irritabl) bağırsak sendromu rahatsızlığının semptomları ile örtüştüğü için NCGS teşhisi koymak oldukça güçtür. Öncelik olarak rahatsızlığı olan kişinin çölyak hastası, buğday alerjisi ve ek olarak huzursuz (irritabl) bağırsak sendromu hastası olmadığı teşhis edilmelidir. Bu olasılıkların elenmesinden sonra kandaki antikorların niteliğini tespit edilmeli ve onikiparmak bağırsağının iç yüzeyindeki epitel doku kıvrımlarında (duodenum villus) atrofi (körelme) olup olmadığı anlaşılmalıdır. 

Çölyak hastalarında tipik olan duodenum villus körelmesi çölyak olmayan gluten duyarlılığı olan hastalarında gözlemlenmez. Ayrıca, NCGS hastalarının yarısının kanında Immunoglobulin G Antigliadin Antikoru (IgG-AGA) tespit edilmektedir.

Kaynak

Grazyna Czaja-Bulsa, Non coeliac gluten sensitivity – A new disease with gluten intolerance, Clinical Nutrition 34 (2015) 189e194, doi: https://doi.org/10.1016/j.clnu.2014.08.012

Anna Roszkowska, Marta Pawlicka, Anna Mroczek, Kamil Bałabuszek and Barbara Nieradko-Iwanicka, Non-Celiac Gluten Sensitivity: A Review, Medicina 2019, 55(6), 222; https://doi.org/10.3390/medicina55060222

Catalina Ortiz, Romina Valenzuela, Yalda Lucero, Celiac disease, non-celiac gluten sensitivity and wheat allergy: comparison of 3 different diseases triggered by the same food, Revista chilena de pediatría vol.88 no.3 Santiago jun. 2017, doi: http://dx.doi.org/10.4067/S0370-41062017000300017

Gluten Kaynaklı Alerjik Rahatsızlıklar

Gluten kaynaklı alerjik rahatsızlıklar 2 alt gruba ayrılırlar: Immunoglobulin E antikorunun eşlik ettiği buğday alerjisi ve Immunoglobulin E antikorunun eşlik etmediği buğday alerjisi.

Immunoglobulin E (IgE) sadece memelilerde bulunan bir antikor türüdür ve plazma hücreleri tarafından sentezlenirler. IgE belirli parazit bağırsak solucanlarının ve belirli protozoa (tek hücreli) parazitlerinin neden olduğu enfeksiyonlara karşı vücudun verdiği bağışlık tepkisinin önemli bir parçasıdır. Ayrıca zehirlere karşı koruyacak vücut savunmasını oluşturabilmek için değişip gelişebilirler.

IgE Antikorunun Eşlik Etmediği Buğday Alerjisi

Bu türdeki gıda alerjilerinde Immunoglobulin E (IgE) antikorunun dışında kalan bağışıklık sisteminin diğer öğelerinin yer aldığı reaksiyonlar alerjik tepkilerin oluşmasına neden olur. IgE antikorunun eşlik ettiği buğday alerjileri ile en önemli farkı alerjik reaksiyonların gıdanın tüketilmesinden hemen sonra değil bir zaman aralığı sonrasında ortaya çıkması ve semptomların çoğunun mide-bağırsak sistemi ile ilişkili (şişkinlik, kusma, ishal) olmasıdır.

Bu alerji türünde buğday vücudun Th2 lenfositik tepki vermesi için uyarılmasına neden olur. Bu tepkilerin büyük çoğunluğu mide bağırsak istemindeki eozinofilik (antikor türü) infiltrasyon olarak nitelendirilir ve bu hastalıklar Eozinofilik Gastrointestinal Hastalıklar (EGIDs) olarak adlandırılırlar. Eozinofiller sitoplazma granülleri “eozin” boyası ile kırmızı renge boyanan akyuvarlardır. Normal dolaşım kanındaki akyuvarların %1-3’ü kadardır. Sayıları iki özel durumda artar: Parazit hastalıkları ve Tip 1 aşırı duyarlılık reaksiyonları (alerji). Kandaki eozinofil sayısının artması “eozinofili” olarak nitelendirilir. 

Buğday kaynaklı Eozinofilik Gastrointestinal Hastalıklar Eozinofilik özofajit (EoE) ve Eozinofilik Gastrit (EG) olmak üzere ikiye ayrılır. EoE en yaygın türdür ve yaygınlığı Crohn hastalığı ile yaklaşık aynıdır. EoE, özofagus (yemek borusu) ile sınırlı, Th2 inflamasyonu ile karakterize edilen gıda alerjisi kaynaklı atopik bir hastalıktır. Genetik olarak yatkın bireylerde yemek borusu epitel hücrelerinin işlev bozukluğuna sahip olması bu inflamasyon sürecini başlatabilmektedir.   

Eozinofilik Gastrit (EG) ise nadir bir hastalıktır ve oral steroidlerle hızlı bir şekilde müdahale edilmesi gereken şiddetli semptomları vardır. EG, EoE’den farklı olarak daha sistematik bir hastalıktır ve eozinofil akyuvarları (kanda ve mide-bağırsak sisteminde) ile Th2 immün hücrelerinin sayısı fazladır.

Kaynak

Antonella Cianferoni, Wheat allergy: diagnosis and management, Journal of Asthma and Allergy (2016), doi: https://doi.org/10.2147/JAA.S81550

IgE Antikorunun Eşlik Ettiği Buğday Alerjisi

Bu kategoriye giren alerji türlerinde bağışıklık sisteminin buğday proteinlerine (gluten) Immunoglobulin E (IgE) antikorunun önemli rolü vardır. IgE antikorunun eşlik ettiği alerjik rahatsızlıklar vücudun etkilenen bölgesine göre 3 alt gruba ayrılır. Buğdaya Bağlı Egzersiz Uyarımlı Anafilaksi (WDEIA), Fırıncı Astımı ve Rinit, Kontakt Dermatit.

Buğdaya Bağlı Egzersiz Uyarımlı Anafilaksi (WDEIA)

Buğdaya Bağlı Egzersiz Uyarımlı Anafilaksi buğdayın tüketilmesi ve arkasından gelen egzersiz aktivitesi sonrası 1-4 saat arasındaki bir sürede ürtikerden (kurdeşen) solunum yollarına, gastrointestinal sistemden kalp damar sistemine kadar farklı bölgelerde ortaya çıkan semptomların görüldüğü şiddetli bir anafilaktik reaksiyonların görüldüğü gıda alerjisi türüdür. Anafilaksi, hemen tedavi edilmesi gereken ciddi, potansiyel olarak hayatı tehdit eden alerjik bir reaksiyondur. Buğday alerjenleri (özellikle de omega-5 gliadin) bu tür anafilaksinin ortaya çıkmasında önemli rol oynar. Buğdayın tüketilmesinden sonra sadece egzersiz aktivitelerinin yapılması veya egzersize diğer yardımcı faktörlerin de (aspirin kullanımı, alkol kullanımı, stres, enfeksiyonlar) eşlik etmesi sinerjik etki yaratarak ani gelişen tipte aşırı duyarlı alerjik (hipersensitivite) reaksiyonlarının oluşmasına neden olabilmektedir.

Kaynak

Zhu Rongfei, Li Wenjing, Huang Nan, Liu Guanghui, Wheat – Dependent Exercise-Induced Anaphylaxis Occurred With a Delayed Onset of 10 to 24 hours After Wheat Ingestion:A Case Report, Allergy Asthma Immunol Res. 2014 July;6(4):370-372, doi: http://dx.doi.org/10.4168/aair.2014.6.4.370

Fırıncı Astımı ve Rinit

Fırıncı Astımı ve Rinit buğday veya tahıl unlarının solunması sonrasında vücutta Immunoglobulin E’nin (IgE) eşlik ettiği solunum yollarında meydana gelen alerjik reaksiyonlardır. Bu hastalık birçok ülkede en sık karşılaşılan mesleki hastalıklardan biridir. Fırıncılar arasında astım %1-10 arasında, rinit ise %18-29 arasında yaygınlığa sahiptir. Günde birkaç saatten fazla süre buğday alerjenlerine maruz kalanlarda solunum sisteminde IgE eşlik ettiği alerjinin görülme sıklığı daha fazladır. 

Bu hastalıkta buğday alerjeni ile temastan dakikalar sonra mast hücreleri ve bazofiller Immunoglobulin E antikoru ile bağlanarak antijeni tanır ve aktive olur. 

Bu aktivasyon sonucunda kan basıncını ve kalp atış hızını etkileyen güçlü vazoaktif maddeler (histamin vb.) salgılanır ve bu da tip 1 aşırı duyarlılık reaksiyonları (ani gelişen reaksiyonlar) niteliğinde semptomların ortaya çıkmasına neden olur.

Kaynak

Zana L. Lummus, PhD, Adam V. Wisnewski, PhD, and David I. Bernstein, MD, Pathogenesis and Disease Mechanisms of Occupational Asthma, Immunol Allergy Clin North Am. 2011 November ; 31(4): 699–vi. doi:10.1016/j.iac.2011.07.008

Antonella Cianferoni, Wheat allergy: diagnosis and management, Journal of Asthma and Allergy (2016), doi: https://doi.org/10.2147/JAA.S81550

Kontakt Dermatit

Kontakt Dermatit belirli bir madde ile temas sonucu tetiklenen egzemanın bir türüdür. Egzema ise ciltte kuruluk ve tahrişin (irritasyonun) oluşmasına neden olan koşulların adıdır.  Soruna sebep olan madde(ler) tanımlanır ve temasından kaçınılırsa semptomlar genellikle iyileşir, hatta tamamen geçebilir de. Semptomları hafifletmeye yarayan tedaviler de ayrıca mevcuttur. 

Kontakt Dermatit cildin kaşıntılı, kabarcıklı, kurumuş ve çatlamış bir hal almasına neden olur. Açık renkteki deride kızarıklıklar, koyu renkteki deride ise koyu kahverengileşme, morlaşma ve grileşme gözlenebilir. Bu reaksiyonlar genellikle alerjen madde ile birkaç saat veya gün temas sonucu gelişir. Semptomlar cildin herhangi bir bölgesinde ortaya çıkabilir, ancak daha çok ellerde ve yüzde ortaya çıkar.

Kaynak

Contact dermatitis, NHS, https://www.nhs.uk/conditions/contact-dermatitis/

 

Beğenebileceğiniz Yazılar

Yorum Yapın

Yorum bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top